Ben dün yola çıktım
Bugün yola çıkıyorum
Yarın yola çıkacağım
Zaman beni taşıdıkça
Ben zamanı çekip çekip
-di’li eğip -miş’li büküp
Yani bildiğim her kipte
Tam da o gün o saatte
Yani her gün her saatte
Yine yolda olacağım
Yolda olacağım
Yolda
Olacağım
Kalacağım
Durunca-
Zaman
-ya dek…
Published on 07/05/2010 15:10.
Filed under: şairolabilmeihtimalimvar
I.
Sürgün verirdim gül dal gonca
Durmuş boyumca sende büyürdüm
Aşk tek heceydi
Yıldızlı geceydi
Yalnızlığım dağlar ardı
Puslu bir çekinceydi…
Published on 20/03/2010 10:33.
Filed under: şairolabilmeihtimalimvar
Published on 09/03/2010 17:14.
Filed under: ruhmüziğingıdasıdır
Aynıyız ama aynılığımız aynadan ibaret değil. Sırımız bir ya sırrımızdan sebep aslında bunca benzeşmemiz. Aynı suça baş koymuş iki masum failiz.
Paltonu çıkarma, yakalarını dik, gözlüklerin de kalsın. Yürürken gözünü açık tut aynalı camların ardında, ıssızda ve kalabalıkta. Bir tanırlarsa seni, beni de biliverirler ama ben henüz birilerinin bilineni olmaya hazır değilim. Zamanı gelince anlatırız, dinlemek isteyenlere tabi, tüm detaylarıyla. Ama önce suçumuzu sevmeliyiz. Sevelim ki hafiflesin, sevelim ki sevilebilirliğine inansın herkes.
Son kez. İlk ve son kez. Başka suçlarımız olacak haliyle, olmalı da, tertemiz ölmenin bilmezliğini taşımak aptallık olur ama bu gibisi son. Benim için son en azından. Bu geceyi atlatalım hele. Şu son ağrılı yolculuğu kimselerce fark edilmeden bitirelim hayırlısıyla. Sonrasında… Bir daha görmek istemem seni. Gidiyorum yarın zaten, erkenden. Aynasız’a. Rüyalarımda görürüm seni bundan böyle. Yüzün bulanıklaşır zamanla hafızamda, sonra kimbilir bir gün unutuveririm bile. Kızma, sen de beni unut. . Suçumuz birbirimize kalanımız olsun.
Vakit geldi, çıkalım. İnerken merdivenleri sayalım da hepsi yerli yerinde kalsın. Çıkınca dış kapıdan, sen sola ben sağa. Ayak izsiz, parmak izsiz, sessiz, havada süzülerek. Hiç olmamışız gibi.
Unutma! Kapıdan çıkınca sen sola ben sağa…
Sen Gölgesiz’e ben Aynasız’a…
Uğurlar olsun…
Published on 10/02/2010 15:05.
Filed under: kuralsızuyaksızkelimelertopluluğu
Published on 09/02/2010 21:23.
Filed under: ruhmüziğingıdasıdır
şubatta eylül hayali
kışa sonbahar manası
zaman alt üst, denge ters yüz
her soluğa hüzün çabası
her yıla birden çok güz
şubatta eylül hayali
yaprağa sarı çal havası
tir titreyen kalp mevhumu
gözde bulut yaza niyet
yeni üzüm bağbozumu
şubatta eylül hayali
olmayacak düşe dua
son deminde kışa nispet
belki sade şiir sözü
kulağa hoş gelsin maksat
şubatta eylül hayali
şubatta eylül hayali
şubatta eylül, hayali
şubatta eylül, hayali…
Published on 01/02/2010 22:55.
Filed under: şairolabilmeihtimalimvar
sen insanları sevdiğin zaman
ben seni seviyorum
sen ağaçları sevdiğin zaman
ben seni seviyorum
ilk kar düşüyor arka bahçeye
seviniyorsun, kışı seviyorsun
ben seni seviyorum
her günü kahveyle başlatmayı
öylece durup
zamanı yavaşlatmayı
sarma sigarayı
o kimbilir kaç yıllık eskimiş çantayı seviyorsun ne de çok
kelimeleri bozup yapmayı
uykuya kocaman günü satmayı
her değdiğine kendinden katmayı seviyorsun
bana ekleniyorsun
bana ekleniyorsun
beni büyütmeyi seviyorsun sen
çocukluğumu incitmeden
ben seni seviyorum
sen beni seviyorsun
sen beni seviyor musun
sen beni sahi seviyorsun
sen beni sevdiğin zaman
işte en çok o zaman
ben kendimi seviyorum…
Published on 25/01/2010 22:58.
Filed under: şairolabilmeihtimalimvar
İstanbul’da karın üçüncü günü. Renklerin beyaza teslimiyetinin, her şeyin daha yumuşak görünürlüğünün, soğuğun nezaketle tanışmasının üçüncü günü.
İstanbul görebildiğime beyaz, odam bir pencere büyüklüğü kadar. Aramıza en azından ince bir cam ayrılığı, çünkü kar üşütmezken güzel ve eriyip üstümde ıslatmazken. Bana dokunmazken kar, dokununca su. Üstünde beyazından çok bir kaybolma korkusu…
Kar gibi ömrü olmak nasıl bir şey, kar olmak nasıl bir şey, kar kar olduğunu bilir mi, ben ben olduğumu? Ben gibi ömrü olmak kelebek kadar yaşamak mı meğer, bir güne bir ömür sığdırmak mı bilmeden?
Karın İstanbul’da üçüncü günü, benim kelebeğin kanadındaki yarı yolum. Üstümde bir kaybolma korkusu hep. Ben kar, kar ben…Ne o kalır birkaç zamana, ne ben. Olabildiğine beyaz olsun gölgelerimiz o zaman…
Published on 25/01/2010 03:57.
Filed under: kuralsızuyaksızkelimelertopluluğu
Film içinde film temasıyla sinemanın büyülü perdelerini aralayıp, bizi filmin tam ortasına yerleştiren ve “artık bütün sırlarınızı biliyorum ve bilip de seviyorum sizleri” dedirten 7 film konuk oluyormuş ocak ayında İstanbul Modern sinema salonuna. Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni ve Hayallerim Aşkım ve Sen de içlerinde. Kulaklarımda dolanmaya başladı bile Esin Engin’in muhteşem notaları ve elinde 35 mm makaralarla çok özlediğim Şener Şen göz kırpıyor uzaklardan bir yerden. Gitmek lazım, görmek lazım bir kez bir kez daha hem de beyaz perdede.
Program İstanbul Modern web sitesinde. Gösterimler müze ziyaretçilerine ücretsizmiş üstelik.
İyi seyirler…
Published on 09/01/2010 14:01.
Filed under: benimsinemalarım
Published on 03/01/2010 01:25.
Filed under: ruhmüziğingıdasıdır