Şub 19, 2012
admin

sus/

Bütün dünyanın susması gerekiyor aslında. Çünkü ben U-YU-MU-YO-RUM ve beynimdekileri döküştürmeye çalıştığım bu sakıncalı yürüyüşte, uykulu mırıltılarla yoldan çıkmak istemiyorum!

Şub 17, 2012
admin

başlıksız/

aşk ilk görüşlük bir mevzu değil sade
ve üç kuruşluk romanlarda harcanan
aşk sonradan yanan bir orman hem de
rüzgarı öğrendikçe, çırayı öğrendikçe

ağırdan alınca hali, için için yanınca
ve kaşı gözü sevmeyip baştan da
sonra içe dalınca
aşk sakince içince demlenen
usulü ögrendikçe, kusuru ögrendikçe…

Ara 19, 2011
admin

kendiliğinden/

Denizde demlenmiş balık
Rüzgarla kurumuş ekmek
Yemyeşil üzüm rakısı
Muhabbetiyle yaşlanmış

Dört ayaklı tahta masa
Biri aksak, sallantılı
Eğri taşıyor her şeyi
Eğri yaşıyor bir yandan

Yükseğinde sen masanın,
Alçağında oturur ben
Aşkta aşağıda durmak,
‘kendi’liğimden

Şimdi tek kelime için
Açsan o güzel ağzını
İçin tümle bana akar
Kendiliğinden…

Üstümüzde gece, yıldızlar ve ay
Deniz esintisi, sıska kediler
Yavaşlamış zaman ve Seferihisar
Ve sen, yani aşk için her gereken var

Ama ben sevdim diye sevme sen beni
Zorla olmaz, olsa olsa kendiliğinden
Yani misal ben aşkından öleceksem de
Bırak öleyim, vazgeçme ‘kendi’liğinden

Kendiliğinden olmalı
Her şey içinden içinden
İçinden gelmeli konuşmak
İçinden susmalı uzunca

İçime bakmalisin gozunle
İçimi öpmelisin öpünce
Kadehini masaya vurunca
İçin çırçıplak kalmalı

Sevdaysa sevda
Kavgaysa kavga
Hiçbiri korkutmaz beni
Ama içinden olmalı
Kendiliğinden olmalı…

Ara 18, 2011
admin

toz/

Fatih Kızılgök - Toz kısa film (2005)

Ellerini silkeleyince adam, tozlar ayaklarına döküldü. Ayağının tozuyla yola düşmek zorunda kaldı sonra. Halbuki akıl etseydi, temizleseydi ayaklarını, durduğu yerde durmaya devam edebilirdi. Kader böyle bir şeydi belki, akıl edememekti bazı zamanlarda.

İşte yola düşmesi böylece oluverdi adamın. Vakti de olmadı toparlanmaya, yanına alabildiği bir kendisi. Yol aldıkça daha çok toz bulandı ayaklarına, duramadı hiç o yüzden, ayağının tozu yüzünden.

Çok zamanlar sonra bir nehir kıyısına çıktı yolu. Ne güzeldi, ne güzel akıyordu. Aynı yoldan yürüsek belki, diye düşündü adam. İlk defa bu kadar mutlu oldu adımından. Suya girdi ayakları, serin serin… Yıkandı tertemiz oldu tüm tozları, çamurları… Ayağının tozu kalmayınca dupduruverdi durduğu yerde. Nehir aktı gitti duruşundan. Adam bir daha yol alamadı; nehir bu, onunla duramadı.

Halbuki akıl etseydi, yanı sıra yürüseydi nehrin, tozlu ayaklarıyla, yoluna devam edebilirdi. Sesini dinler, serinliğini koklar, hep yan yana olmayı dileyebilirdi. Ama…
Kader böyle bir şeydi belki, akıl edememekti bazı zamanlarda…

Kas 3, 2011
admin

3mevsim/

yaz/

Sana dokundum

Rengin sarıydı

Limon kokuyordun

Ve mevsimlerden yaz

Güneş karanlığıyla parçalı yüzün

Gölgeli tarafında gizliydin esas

sonbahar/

Bana dokundun

Yeşildi içim

Toprak kokuyordum

Yağmurdan sonra

Çocuk olgunluğuyla bilmiş bilmiştim

Kadın yalnızlığımla omuzlarında

kış/

Ona dokundun sonra

Tadı ne renkti

Benden daha mı güzel

Daha mı… daha..?

Saçlarını tuttun onun, üstüne örttün

Beni hatırlamadın beyaz koynunda

yokbahar/

Kime dokunsam sonra

Asılı kaldım

Tam kış saatiyle

Yaz ortasında

Gözümü kapattım, gözümü açtım

Bilmediğim bir mevsimde limon kokusuyla

Tem 17, 2011
admin

bu yalnızlık/

gök karanlığı
gece sessizliği sesler içinde
sen rengiyle açılıyor içim
sen sesiyle şen kulaklarım
sen ben içinde
ben sen içinde
içimde bir his
gün doğacak yakında
sesler bastıracak şenimi
bir bütün gündüz boyu
öyle unutacağım
öyle unutacağım ki senimi
saat akşamı hayli geçince
tüm gece sessizliğince
içimde bir ses
sorup duracak
bu yalnızlık
bu yalnızlık
bu yalnızlık…
yeni mi?

Tem 3, 2011
admin

taşı/

Taşı beni taşı
Ağırlığımca
Taşı beni el üstünde
Hafifliğimce
Güneş görünce gözlerim
Turuncu benekler çizer altını
Güneşe yakın tutuver
-de
Gölgeler çelemesin aklımı
Taşı beni taşı
Omuzlarında
Taşı dümdüz olsun dünya
Ayaklarımda
Bir düş yazdım bir düş çizdim
Senin boyunca
Çok büyüktü ezilmedi
Üstüne bir ben koyunca
Taşı beni taşı diye
Başladı şiir
Kendi ağırlığı altında
Sonu kayıptır…

May 7, 2010
admin

yolda/

Ben dün yola çıktım
Bugün yola çıkıyorum
Yarın yola çıkacağım

Zaman beni taşıdıkça
Ben zamanı çekip çekip
-di’li eğip -miş’li büküp
Yani bildiğim her kipte
Tam da o gün o saatte
Yani her gün her saatte
Yine yolda olacağım
Yolda olacağım
Yolda
Olacağım
Kalacağım
Durunca-
Zaman
-ya dek…

Mar 20, 2010
admin

sürgün/

I.

Sürgün verirdim gül dal gonca
Durmuş boyumca sende büyürdüm
Aşk tek heceydi
Yıldızlı geceydi
Yalnızlığım dağlar ardı
Puslu bir çekinceydi…

Şub 10, 2010
admin

ayna/

Aynıyız ama aynılığımız aynadan ibaret değil. Sırımız bir ya sırrımızdan sebep aslında bunca benzeşmemiz. Aynı suça baş koymuş iki masum failiz.

Paltonu çıkarma, yakalarını dik, gözlüklerin de kalsın. Yürürken gözünü açık tut aynalı camların ardında, ıssızda ve kalabalıkta. Bir tanırlarsa seni, beni de biliverirler ama ben henüz birilerinin bilineni olmaya hazır değilim. Zamanı gelince anlatırız, dinlemek isteyenlere tabi, tüm detaylarıyla. Ama önce suçumuzu sevmeliyiz. Sevelim ki hafiflesin, sevelim ki sevilebilirliğine inansın herkes.

Son kez. İlk ve son kez. Başka suçlarımız olacak haliyle, olmalı da, tertemiz ölmenin bilmezliğini taşımak aptallık olur ama bu gibisi son. Benim için son en azından. Bu geceyi atlatalım hele. Şu son ağrılı yolculuğu kimselerce fark edilmeden bitirelim hayırlısıyla. Sonrasında… Bir daha görmek istemem seni. Gidiyorum yarın zaten, erkenden. Aynasız’a. Rüyalarımda görürüm seni bundan böyle. Yüzün bulanıklaşır zamanla hafızamda, sonra kimbilir bir gün unutuveririm bile. Kızma, sen de beni unut. . Suçumuz birbirimize kalanımız olsun.

Vakit geldi, çıkalım. İnerken merdivenleri sayalım da hepsi yerli yerinde kalsın. Çıkınca dış kapıdan, sen sola ben sağa. Ayak izsiz, parmak izsiz, sessiz, havada süzülerek. Hiç olmamışız gibi.

Unutma! Kapıdan çıkınca sen sola ben sağa…
Sen Gölgesiz’e ben Aynasız’a…
Uğurlar olsun…

Şub 1, 2010
admin

şubatta eylül hayali/

şubatta eylül hayali
kışa sonbahar manası
zaman alt üst, denge ters yüz
her soluğa hüzün çabası
her yıla birden çok güz

şubatta eylül hayali
yaprağa sarı çal havası
tir titreyen kalp mevhumu
gözde bulut yaza niyet
yeni üzüm bağbozumu

şubatta eylül hayali
olmayacak düşe dua
son deminde kışa nispet
belki sade şiir sözü
kulağa hoş gelsin maksat

şubatta eylül hayali
şubatta eylül hayali
şubatta eylül, hayalî…

Oca 25, 2010
admin

victor/

sen insanları sevdiğin zaman
ben seni seviyorum
sen ağaçları sevdiğin zaman
ben seni seviyorum
ilk kar düşüyor arka bahçeye
seviniyorsun, kışı seviyorsun
ben seni seviyorum

her günü kahveyle başlatmayı
öylece durup
zamanı yavaşlatmayı
sarma sigarayı
o kimbilir kaç yıllık eskimiş çantayı seviyorsun ne de çok
kelimeleri bozup yapmayı
uykuya kocaman günü satmayı
her değdiğine kendinden katmayı seviyorsun
bana ekleniyorsun
bana ekleniyorsun
beni büyütmeyi seviyorsun sen
çocukluğumu incitmeden
ben seni seviyorum

sen beni seviyorsun
sen beni seviyor musun
sen beni sahi seviyorsun
sen beni sevdiğin zaman
işte en çok o zaman
ben kendimi seviyorum…

Sayfalar:123456»
Öyle her gün bir şeyler karalayamıyorum, içimden gelince. Gelmesine izin verince. Ama yazdıkça buralardayım, beklerim...

son yazilar